Bakan Tunç’tan ‘işkence’ ve ‘kötü muamele’ iddialarına yanıt: ‘Mesnetsiz iddia, karanlık propaganda…’

4

Şafak operasyonu ve polis ablukası ile 19 Mart Çarşamba günü gözaltına alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, 23 Mart Pazar günü tutuklandı.

İmamoğlu, Silivri (Marmara) Kapalı Cezaevi’ne nakledildi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından protesto eylemleri tüm Türkiye’ye yayıldı. İstanbul’daki prostestoların ana adresi ise Saraçhane oldu.

GENÇLER CEZAEVİNDE…

Başta Saraçhane olmak üzere ülkenin birçok yerinde yüzbinlerce kişi tutuklama kararını protesto etti.

Eylemlerde toplam 1900’ü aşkın kişi gözaltına alındı, 280’i aşkın kişi ise tutuklandı. Tutuklananların çoğunluğunu ise gençler oluşturdu. 

“Anayasal haklarını” kullandıkları için yaşları 18’den başlayan çoğu gencin hapse atılması, tüm Türkiye’nin tepkisini çekti.

‘İŞKENCE’ VE ‘KÖTÜ MUAMELE’ İDDİALARI

Kamuoyunun gündeminde yer alan bir diğer başlık ise, gençlere gözaltı ve tutuklama sürecinde yapılan muamele oldu. “İşkence ve kötü muamele” iddiaları güçlenirken; cezaevindeki koşullar da “insanlık dışı” şeklindeki beraberinde getirdi.

BAKAN TUNÇ’TAN İDDİALARA YANIT

Son olarak Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda işkence ve kötü muamele iddialarına yanıt verdi.

İddiaları kesin bir dille reddeden Tunç, “İşkence ve kötü muamele yapıldığına yönelik iddialar gerçek dışıdır, vicdan ve izandan yoksun iftiralardır. Mesnetsiz iddialar, devletimizi, adalet sistemimizi ve infaz kurumlarımızı itibarsızlaştırmayı hedefleyen karanlık bir propagandanın parçasıdır” dedi.

Bakan Tunç, şu ifadeleri kullandı:

“Bazı basın organları ve sosyal medya mecralarında, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumundaki tutuklu ve hükümlüler hakkında maksatlı ve tamamen asılsız iddialar dolaşıma sokulmuştur. Tutuklu ve hükümlüler, devletimize emanettir. Ceza infaz kurumlarında bulunan herkes, insan onuruna yakışır, Hukuk Devleti ilkelerine uygun ve uluslararası standartlara dayalı şekilde muamele görmektedir.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklanan bazı kişilere yönelik; aile görüşmeleri, sağlık, hijyen, barınma ve diğer temel hakların engellendiğine dair iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Bu haklar, yasal güvence altındadır ve titiz bir şekilde uygulanmaktadır. Aksi bir durum asla söz konusu değildir.

İşkence ve kötü muamele yapıldığına yönelik iddialar gerçek dışıdır, vicdan ve izandan yoksun iftiralardır. Mesnetsiz iddialar, devletimizi, adalet sistemimizi ve infaz kurumlarımızı itibarsızlaştırmayı hedefleyen karanlık bir propagandanın parçasıdır.

Türk Ceza İnfaz Sistemi, ulusal ve uluslararası bağımsız denetimlere açık, şeffaf ve insan onurunu en üst düzeyde tutan bir yapıya sahiptir.  Adalet Bakanlığı olarak hukukun üstünlüğü ilkesinden asla taviz vermeyecek, insan onurunu önceleyen bir yaklaşımla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.”

ÖZGÜR ÖZEL ÇAĞRI YAPMIŞTI

İşkence ve kötü muamele iddialarını, CHP Genel Başkanı Özgür Özel de gündemine almıştı.

Dün Saraçhane’de konuşan Özgür Özel, yaşanan kötü muamelelerin unutulmadan “kapalı zarfa” yazılması gerektiği çağrısını yapmıştı.

Özel, şöyle konuşmuştu:

“Kötü muamelenin, işkencenin affı da zaman aşımı da olmaz. Bu işi takip ediyoruz. Kötü muamele için kanunsuz emri alıp uygulayanlar sorumluluğu bizzat taşırlar. Yazılı emir varsa sorumlusu emri verendir yoksa uygulayandır. Bundan sonra gençlere hukuk devleti içinde nasıl gerekiyorsa öyle davranılacak. Kimse seçimi kazanıp öncesini temizledik diye düşünmesin.

Bugünlerde zulüm yapan, iftira atan, olmayan delili varmış gibi anlatan yorumcular, geçmişe sünger yok. Devleti suç örgütü gibi yönetenlere, aparatlara, buna sessiz kalanlara hukuk devleti içinde sonuna kadar hesap sorulur. Suça ortak olmayın. Bütün şahitlikleri unutmadan kapalı zarfa yazın, en güvendiğinize verin. Bu soruşturma seneye değilse öbür sene var. Bunun ucunu bırakan hesabını sormayan asla ve asla biz olmayacağız. O enseye, surata basanın günü gelince gırtlağına hukuk basacak!”

Mehmet Şimşek