Neden Sürekli Yorgun Hissediyorsunuz?

Neden Sürekli Yorgun Hissediyorsunuz?

Ne kadar uyusanız da bir türlü uykunuzu alamıyor musunuz? Yataktan çıkmak zor mu geliyor? Gün boyunca süren bir halsizlik üstünüzden eksik olmuyor mu? Tüm bu yorgunluğun esas sebebi uykusuzluk ve her üç kişiden biri yeterince uyuyamıyor.

Modern çağın getirilerinden olan hızlı yaşam, iş hayatının yoğunlaşması, stres ve yorgunluk gibi durumların insanlarda bazı sağlık sorunlarına sebebiyet vermekte. Çağın hastalığı ‘fibromiyalji’ modern insanı esir aldı! ‘Her tarafım ağrıyor’, ‘sabahları uyanamıyorum’, ‘sürekli yorgunum’ diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor.

Yaşam kalitesini ciddi derecede bozan fibromiyalji; tükenmişlik sendromu, kronik ağrı sendromu ve kronik yorgunluk sendromu olarak tanımlanabilir. Kas romatizması olarak da bilinen fibromiyalji; yaygın vücut ağrıları ve halsizlik ile kendini gösteren bir kronik ağrı sendromudur. En belirgin özelliği yaygın kas ağrılarıdır. Hastaların günlük yaşantılarını olumsuz yönde etkiler ve iş gücü kaybına neden olur.

Sürekli uykusuz hissetme yorgunluğun yanı sıra bir çok sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Yaygın vücut ağrılarının yanı sıra halsizlik, yorgunluk, isteksizlik, uyku bozukluğu ve dolayısıyla sabah yorgun uyanma ve tutukluk şikâyetleri mevcuttur. Sabah yorgun kalkıyorum diyen hasta, gün boyu aynı yorgunluk hissiyle bir şey yapmak istemez.

Yapılan bilimsel araştırmalar gösteriyor ki giderek artan sayıda yorgunluk halindeki yetişkinlerde bedensel ve zihinsel işlevler büyük ölçüde azalıyor. Görevleri tamamlama ve odaklanma sorunları, unutkanlık, sinirlilik, karar verme becerilerinde zayıflık gibi durumlar, uykusuzluğun yaygın yan etkilerinden. Peki çözüm nedir? Size sayacağımız üç konuyu uygularsanız, daha kaliteli gece uykuları alabilmeniz mümkün. 

UYKU HİJYENİ

Uyku hijyeni, sizi dinlendirici bir gece uykusuna hazırlayan, yani gün boyunca daha az yorgun hissetmenizi sağlayan bir zihin-vücut bakımı şekli.

Daha iyi bir uyku hijyeni için atabileceğiniz ilk adım bir program oluşturmak ve buna bağlı kalmak, yani aynı saatlerde yatmak ve kalkmak.  Kısacası vücut saatinizi eğitmek. 

İkinci adım ise uyku alanınızı dinlenmeye daha elverişli hale getirmek. Rahat bir yatak, sağlam uykunun temeli. Eşinizle yatıyorsanız yatağınız ikinizin de rahat hareket edeceği kadar geniş mi? Yatağınız on yıldan yeni mi, yastıklarınız ortopedik mi? 

Işık, sıcaklık ve ses de uykunuzun kalitesini olumsuz etkileyebilir, bu nedenle odanızın karanlık, serin ve sessiz olduğundan emin olun. Kulak tıkaçları ve uyku maskeleri denenebilecek masrafsız yöntemler.  

STRES VE UYKU

Stres vücudunuzu birçok yönden olumsuz etkiler ancak stresin ilk kronik belirtisi yorgunluktur. Devamlı stres şartlarında amigdalanız genişleyerek kortizol ve adrenalin üretir.

Bu hormonların küçük bir miktarı sebebiyle endişelenmeye gerek yok. Ancak büyük miktarlarda veya çok sık salınırlarsa baş ağrısı, kronik ağrı, sık hastalanma, iştah bozukluğu ve uyku bozukluğu gibi olumsuz etkiler yaratmaları kaçınılmaz. 

Meditasyon, zihni kaliteli bir gece uykusuna hazırlamaya yardımcı olur. Aynı anda bedeni ve zihni sakinleştirir. Meditasyon yoluyla stresi daha iyi yönetmek, başınızın yastığa koyarken daha boş, daha ferah olması anlamına gelir. Meditasyon deyince aklınıza büyük prodüksiyonlar gelmesin. Akıllı telefonlara yüklenebilen meditasyon uygulamalarının beyni yeniden programlamada başarılı olduğunu gösteren bilimsel kanıtlar var. 

Meditasyon, beyninizdeki tüm bu stres hormonlarından sorumlu olan amigdalanın boyutunu küçültür, bu da stres hissini azaltır.

UYKU VE DEPRESYON

Yorgunluk ve depresyon arasındaki bağlantıyı kanıtlayan çok sayıda araştırma var. Depresyonda olmak, basit zihinsel görevleri yerine getirmek için enerji eksikliğine yol açabildiği gibi uykusuzluğa da sebep olur.

Meditasyon yapmanın, depresyon belirtilerini azaltmada ilaç müdahalesine benzer etkilere sahip olduğunu gösteren analitik kanıtlar var. Google ve Roche’da çalışan 238 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada, sekiz hafta meditasyon yapanların depresyon belirtilerinde yüzde 46, anksiyete belirtilerinde ise yüzde 31 azalma olduğunu gözlemlenmiş. 

Bu üç alanda yapacağınız iyileştirmeler, uyku kalitenizin de yükseleceği anlamına geliyor. Yeterli ve kaliteli bir uykunun sadece kısa vadede faydalar sağlamadığını, daha uzun yaşamanız üzerinde de doğrudan etkisi olduğunu hatırlatalım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir